571

"O, alemlere rahmet olarak gönderildi."

•HOŞ GELDİNİZ•

Ücretsiz MMORPG oyna

Duvardaki çatlaktan bakan fare, çiftlik sahibi ile karısının bir paket açtıklarını gördü

"İçinde yiyecek mi var?'" derken,


Bir baktı ki fare kapanı!!.


Hemen bahçeye koşup, alarmı verdi :

Evde kapan var! Evde kapan var!'


Tavuk gıdaklayıp, kafayı kaldırdı ve, 'Bay fare", bu sizin için ciddi

bir sorun olsa da şahsen, beni ilgilendiren bir tarafı yok ne yazık ki! .


Fare dönüp bu sefer domuzcuğa, "Evde kapan var, evde kapan var"!

dedi.


Domuzcuk konuyla ilgilendi ama, kendi hesabına 'Üzgünüm bay fare, vah, vah

emin ol senin icin dua edeceğim" dedi.

Fare bu kez öküze yöneldi: "Evde kapan var!" "Evde kapan var!"

diye bağırdı nefes nefese.

Öküz: 'Wow, Bay Fare, Senin için üzüldüm, ama bu burnumu sokacağım bir şey değil.'

dedi.


Farenin başını eğip, gitmekten baska çaresi kalmamıştı.. .

Yalnızlık ve terkedilmişlik hisleri içinde, fare kapanı ile tek başına başa çıkmaya çalışacaktı!

***
O akşam evde, alışılmamış bir ses duyuldu. Sanki bir kapan,

avının üzerine kapanmıştı. Sese koşan çiftçinin karısı, karanlıkta kapana,

zehirli bir yılanın kuyruğu kaptırdığını görmemiş, yılanda onu ısırmıştı..


Çiftçi karısını hastaneye kosturdu ama karısı eve yorgun ve ateşler içinde döndü.


E hasta ve ateşli insana ne verilir? "Sıcacık bir tavuk çorbası!"

Tavuk acilen pişirildi!.


Ama kadın hala iyileşmiyormuş, eş dost ahbap, gelince hasta ziyaretine,

çiftçi sofraya domuzcuğu çıkarmak zorunda kalmıştı!!


Ama çiftçinin karısı bir türlü iyileşmemiş ve ölmüş!!

Aman ne kalabalık gelmiş cenazeye, ne kalabalık!!


Bu sefer de konukları, doyurmak için kesilen öküz olmuş..

Fareye de olan biteni deliğinin ardından izlemek kalmış..


UNUTMA!

HEPİMİZ, BİRBİRİMİZİN HALI TEZGAHINDA

HAYATİ ÖNEMİ OLAN İPLİKLERİZ!

VE ŞÖYLE YA DA BÖYLE,

HAYATLARIMIZ BİRLİKTE DOKUNUYOR..

Bir yıl daha geride kalırken, geleceği düşündüm...
Ölümü... Yeni bir yıl... Yeni umutlar...
Palavra...
Yeni bir yıl, sona biraz daha yaklaşmak...
Nasıl bir son?
Bu sorudan korkmadan, hediyelik eşya satan dükkanlara saldırmak arsızca...
Ve plastik sevgileri... kurgulanmış sevgileri, eciş bücüş ama rengârenk para tuzaklarına gömüp, paketlemek sonra...
“Al... Seni hatırladım... Ve senin için zahmete girdim... Bu anlamsız ambalaj, sana sevgimi gösterebileceğim yegâne vasıtadır... Çünkü sevgim o kadar derindir ki (!) ancak bu ucube ifade edebilir....”
“Bu sene yılbaşı hediyeliklerinde ne moda? ”

Bir yıl daha geride kalırken, durduğum yer, kendime ve sevgilerime ve sonra ölüme baktığım yerdir...
Yılbaşı, takvimin kulağımızdan çekip “Zaman geçiyor” haykırmasından ibarettir aslında...
Ama...
Ama önümüze konan, sonsuza yeni bir başlangıç yaptığımız paranoyasıdır...
“Yeni yıl... Yeni heyecanlar... Yeni umutlar...”
Karamsar mıyım?
Evet... Doğru...
Böyle bir iyimserlik faciası karşısında, sorgulanması gereken karamsarlığım, daha da artıyor...
Daracık bir yerden baktığımı söyleyecekler belki ama, ısrarlıyım...
Kutlu, mutlu, belirli günler, hediyelik eşya sektörünün dayatması altında çoğalıyor ve anlamsızlaşıyor giderek...
Ve işin acı tarafı...
Sevgi ve hediye gibi mukaddes bir duygu ve eylem, işporta malı oluyor...

“Bu sene yılbaşı hediyeliklerinde ne moda? ”
“Ucuz bir hediye bulmam lâzım... Ucuz ama gösterişli...”

Kimi kandırıyorsunuz?
Veya kandırılmaya razı insanların içinde ne işiniz var?

Ben... Seviyorsam eğer...
Gözlerim söyler bunu...
Duruşum... Bakışım...
Ateş olur, yakarım...
Yangınım hayat verir...
Paketlenemez...
 

Murat Başaran

4/5/2008

                                         FESHANE

 

 










Ücretsiz MMORPG oyna